Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”!

13 August 2016, Saturday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

“Reddediyoruz!”şiarıyla gençler mücadele veriyorlar… Toplumlar, her dönem farklı kuşaklarla sarsılıp, kendilerine gelme şansı yakalıyorlar… 1964’te Erenköy’e çıkan kuşaktan gençler toplumsal bir damar gösteriyor. Erenköy de aslında “faşist” boyunduruğu reddetmeydi… Kıbrıslı Türklerin sosyal mücadele tarihinin yazımı pek ala Erenköy’den başlatılabilir… On yıl sonra ilkinden farklı 1974 kuşağını görüyoruz… Bunlar da ikinci ret cephesidir… Şairler, yazarlar ve siyasi gençlik bu kuşakla zirve yapıyor. Uzun ara siyasi kültürün muhalif çizgisini bu kuşak biçimlendiriyor…Üçüncüsü1980 sonrası kuşağıdır… Bunlar da üniversite öğrencileri oluyor… KÖGEF sönümlenirken ÜTK kurulurken ortaya çıkan kuşaktır bunlar… Şimdilerde aktif siyasette, iş dünyasında, bürokraside ve akademide bu kuşağın figürleri yer alıyor…

90’lıların yükselişi

ÜTK sonrası “örgütsüzlük” hakim oluyor… Neredeyse 1990’lı yılların başlarından 2004’e kadar gençlik siniyor… Annan sürecinde çözüm odaklı bir gençlik çıkışı var… Planının reddedilmesiyle demoralize oluyor ve kenara çekiliyorlar… Kendiliğinden-örgütsüz sokağa çıkıldığından sönümlenmesi saman alevi gibi oluyor… O günlerdeki liseliler bugün reddediyoruz için rol alıyorlar…

Şimdilerde “Reddediyoruz” üzerinden ortaya çıkan yeni ve kendiliğinden yayılan gençlik grubu söz konusu… Belki de bunlar Kıbrıs’ın “gezi”cileri :).Büyük çoğunluğu 90 kuşağı… Yani 1990’lı yıllarda doğanlar… İş yaşamına “Göç Yasası”ndan katılıyorlar… Büyük çoğunluğu iş yaşamına girmişler ama kendilerini “cezalılar” olarak algılıyorlar… Bu gençlerin içinde bulundukları sorunlar, idealler ve gelecek korkusu öne çıkıyor… Gelecek korkusu ile kimlik kaygısı iç içe geçmiş…

Gençler ülkenin gidişatına öfkeli

Ülkenin gidişatına öfke duyuyor… Bunda da haklılar… Siyasete büyük çoğunluğu güven duymuyor… Ülkenin ekonomik koşullarına, sosyal yaşamına, kimliğine ve geleceğine ilişkin beklentileri “güvensizlik” üzerinden şekilleniyor…

Gençlerin dilinin ilk niteliği kucaklayıcı formatta olması… İkincisi popülist olmaması… Üçüncüsü KKTC ve egemenlik gibi kavramlara alerjisiz olması… Dördüncü ve en tayin edici olanı, bulundukları siyasi çevrenin bagajıyla inisiyatifte yer almıyor olması… Bir tür kendi ezberlerinin tekrarı için değil hedefi olan bir üslubu tercih ediyorlar… Örneğin TDP ve YKP içinde olup eskinin bagajlarından arınan yeni aktörler çıkıyor… TDP ve YKP rekabetiyle konuya bakmıyorlar… İnisiyatifi politik isimler kendi partilerine yontma arayışında değiller. Belki bu tutumlar yeni bir hareketin ipuçlarıdır…

Doğrusu bu gençliğin enerjisini, kültürel durumunu, gelecek beklentisini ve ideallerini düz sosyal demokratların yakalaması biraz zor görünüyor… Öyle ki pragmatist siyasetçilerin derinliğini üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz… Gençliğe dönük bir politikanın üzerinden hayata müdahale etme diye asimetrik dertleri olduğunu düşünmüyorum… Bu konuda haksızlık yapmak istemem… Lakin gençliğin göç yasasına karşı duyduğu öfkeye samimi çözüm önerecek bir siyasanın ipuçları da görülmüyor. Halbuki eşitsizliğin, farklılaşmanın düzeltilmesi tek bir hamlede mümkün. Yeter ki ezberci solculuk yapılmasın…

“Reddediyoruz” aktif siyasete girişir mi?

Reddediyoruz cephesinin içinde kendisine yer bulan bu gençler, hayatın doğrudan kendilerine sunduğu fırsatların eşitsizliğine öfkeliler… Konunun ekonomik boyutu yanında kimlikle ilgili de kaygılılar… Gelecek korkusu ve belirsizliği... Bu gençlerin arasında iyi eğitim almış avukatlar olduğu gibi farklı meslekten gençler de var… Bunların dilini, aklını, gelecek kaygısını anlayıp içselleştirecek bir siyaset memlekette oluşsa zaten iktidara gelir…

Maalesef ki ülkemizde siyaset soluyla sağıyla birbirinin ayağına basma sanatı olarak yapılıyor… O yüzden bu kuşağın doğrudan siyasete de el atmasında fayda vardır… Bunu başarabilirler mi? Ümitli değilim maalesef. Reddetmek işin kolay kısmıdır… Onun yerine sentez yapıp önermede bulunmak ise bu siyasi kültür içerisinde mucizevi bir durumdur…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!