Ali Baturay

 

Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur

14 August 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Aynı şeyleri yazıp duruyoruz, tekrara düşüyoruz ama endişelerimizde haklı olduğumuz ortaya çıkıyor.

Türkiye’deki darbe girişimi sonrası Kıbrıs’taki FETÖ’cü avı çabalarında olanlara “vazgeçin, uğraşmayın insanlarla” demiştik.

Çok şey biliyormuş havalarına girip, “yakında bir şeyler olacak”, “birilerini tutacaklar”, “birilerini götürecekler”, “hükümette kabine de değişecek” gibi iddialarda bulunmakla ne elde edileceği sanılıyor anlamıyorum.

Tabii söyledikleri gerçekleşmeyince de aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp tekrardan piyasaya sürüyorlar.

“Olmadı ama bekleyin olacak” deyip duruyorlar, illa ki olduracaklar, illa ki FETÖ’cü bulacaklar.

Birilerini tutuklattırabilirlerse de bayram edecekler...

Bir de fısıltı gazetesi devrede, yazabildiklerini yazıyorlar, yazamadıklarını dedikodu ile yayıyorlar.

Yok bazı işadamları var, yok bazı gazeteciler var, yok bazı siyasiler, yok ne bileyim neler var...

Geçmiş defterleri karıştırmaya başladılar, şu tarihte onlardan biriyle konuştular, falan tarihte bir toplantıda buluştular... Can sıkıcı, asap bozucu iddialar...

Bizim buradakiler beceremedi ya bir FETÖ’cü bulsun, Türkiye’den bazı gazeteler, bazı web sayfaları, bazı facebook sayfalarından iddialarda bulundular, bazı yerleri, kişileri tarif ettiler.

Olmadı, o da fayda etmedi, ansızın Türkiye’den bir yetkilinin gelip burada FETÖ’cü avına başlayacağı söylendi.

Gerçekten böyle mi, gerçekten o şahsı Türkiye Dışişleri Bakanlığı mı gönderdi, gerçekten Lefkoşa’nın TC Elçiliği’nde mi görevli, bunlar da pek net değil ama o kişi işe gazetecilerden başladı.

Bu olaylarla, darbeyle, FETÖ’yle zerre ilgisi olmayan, olacağına da kimsenin inanmadığı insanları hedef gösterdi.

Gerçi gerçekten o kişi inanarak mı bunları yazıyor, söylüyor yoksa söz konusu gazetecilerle sıkıntıları olduğu, yazdıklarına sinir olduğu için mi bu iddiaları ortaya atıyor onu da merak ediyorum.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı gerçekten buraya göz kulak olsun diye birisini gönderme ihtiyacı duydu mu?

Gerek var mı ki böyle bir şeye?

Türkiye istihbaratı zaten buralarda da görev yapıyor, KKTC’nin de bir istihbarat ağı vardır, güvenlik güçleri zaten bu işlerle uğraşıyor, buralarda herkes herkesin ne olduğunu biliyor, öyle çok derin bir araştırma yapmaya bile gerek yoktur.

Bakın o şahısın Hüseyin Ekmekçi ve Cenk Diler için yazdıklarına, söylediklerine kimse inanmadı, herkes hem güldü hem de kızdı bu iddialara...

Aslında o şahıs da biliyor bu iki kişinin FETÖ’cü METÖ’cü olmadığını olamayacağını, çünkü o şahıs Kıbrıs’ı da Kıbrıslı Türkleri de çok iyi tanıyor.

Eğer böyle bir görev almışsa bile gerçekten, işe sevmediği, gıcık olduğu kişilere iftira atmakla başlamamalıydı.

Darbe gecesi atılan anlık Twitlere bakarak, bir insanın neci olduğunu bilmeye çalışmak, ya da tahmin etmek doğru değildir.

Bir kere sosyal medyadaki mesajlar alenen paylaşılan şeyler, zaten herkes görsün diye atılan şeyler, insan bir şeyden korksa o mesajı atar mı ki?

Herkes herkesi sevecek diye bir kural yok ama her fikrini beğenmediğimizi, her öfke duyduğumuz kişiyi hain ilan etmek, iftira atmak, karalamak da olacak iş değildir.

Ben o iki meslektaşımıza destek veriyor ve bu suçlamaları hak etmediklerine canı gönülden inanıyorum, onları seven sevmeyen hiçbir Kıbrıslı da inanmaz zaten...

Amaç, Kıbrıs’ta da Türkiye’deki gibi tek tip medya yaratmaksa yanlış yapılıyor.

Kıbrıs’ta da öyle bir dizayn yapmak kolay değildir ve olmayacaktır da.

O kişi alsın Kıbrıs’taki tüm gazetelere baksın dikkatlice, hiçbiri de darbe yanlısı değildir, öyle yayınlar olmamıştır ama darbe sonrası bazı şiddet olayları, linç olayları, dengesiz güç kullanımı falan gibi bazı haberler veya bunları konu alan köşe yazıları olmuştur.

Olağanüstü halin getirdiği bazı olumsuzluklar gazetelerin bazılarında konu oldu ama bu, o gazetelerin darbe istediğini ya da FETÖ’cü olduğunu göstermez, kanıtlamaz.

Yanlış yerde FETÖ’cü aranıyor, yanlış yerde darbeci aranıyor, hem ülkemizden avcılık işini üzerine vazife edinmiş bazı kimseler, hem de Türkiye’den gelenler lütfen biraz gerçekçi olun, lütfen karalama kampanyaları, iftiralar, hakaretlerle kimseyi rahatsız etmeyin, huzursuz etmeyin.

Türkiye’yi mağdur edenlere illa ki Kıbrıslı Türklerden ortaklar aramayın, buralarda öyle birileri yoktur.

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?