Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

90’lı gençlerden mektup var!

16 August 2016, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Cumartesi günü “Reddediyoruz” üzerine bir değerlendirme yazmıştım. Hemen ardından “Yazdıklarınızın bir kısmını katılarak, bir kısmını da eleştirerek değerlendirme hakkına bir 90'lı olarak sahip olduğumu düşünüyorum ve birkaç bir şey söylemek istiyorum…” diye başlayan; hem bizleri, hem kendini gayet aklı başında bir eleştiriye tabi tutan bir mektup aldım. Bu kuşaktan gelen seslere, kendi sesimizden daha çok kulak vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Ve 90’lı bir gençten gelen mektubu bu köşeye taşıyorum. Onların söyledikleri, bizim anlatmak istediklerimizi çok daha içten ifade ediyor.

Gençler ses vermek istedikçe bu köşe onlara her zaman açıktır… Söz gençlerindir…

“Elimizde klavye, derdimizi paylaşıyoruz!”

 “…90 kuşağının bir kısmı ne istediğini bilmez, savaş görmüş doyumsuz bir neslin 'aman çocuğumun bir eksiği olmasın' zihniyetiyle şımartılmış evlatları olduğunu ilk başta kabul etmeliyiz. Bunun yanı sıra, içi bilinçli şekilde boşaltılmış olsa dahi eğitim temellerini burada alıp, farklı ülkelerde lisans eğitimlerini tamamlayıp, çiçeği burnunda mezunlar ve yüksek ihtimalle çiçeği burnunda sömürülen işçilerden bahsediyoruz. Birçoğumuz işten kaçmak için yüksek lisans hayallerini ailelerimize pazarladık, birçoğumuz da bu şartlar altında ezilmek yerine tahsil gördüğümüz memleketlerde kalmayı tercih etti. Çok az bir yüzdelik ise burada okuyarak devam etti ya da geri dönüp savaşmayı seçti. Aslında dediğiniz gibi, taze beyin ve seçim hakları olarak Erenköy'dekilerden pek farkımız yok. Sadece biz elimize silah yerine sosyal medya hesaplarımızın anahtarı olan klavyelerimizi alıp, kişiliğimizin aynası olan hesaplarımızda kinimizi ve derdimizi paylaşıyoruz. Bir müddet sonra görüyoruz ki hepsi boş…

Bizden büyük nesillerin bizdeki bu anlık hareketlenmenin sebebini anlayamaması çok normal. Okuduk, birikimimizi paylaşacak yer arıyoruz. Sosyal kimlik ya da politik görüşümüzün ne olduğuna bakmaksızın, hukuk zırhını ve şeffaflık mızrağını elimize geçirmek istiyoruz. Son dönemlerde TC ve KKTC'de halk hareketlerinin marjinalleşme sebebi de bu. İnsanlar artık oligarşi haline gelmiş siyasetimizden, anavatan maskesi altında uzaktan komutlar ile yönetilmekten bıktı. Biz TC'deki vali isimlerine kadar bilirken, sözüm ona başbakanımızın dahi Türk seyirciler ve katılımcılar tarafından tanınmayacak kadar ilgi görmemesinden bıktık. Zamanında Misak-ı Milli sınırları içinde dahi sayılmayan bir avuçluk yerde arafta yaşamaktan bıktık. Sürekli nihai bir formül arayışı olmaktan bıktık. 90’lılar tüm bunların patlamasını bu şekilde yaşıyor ve üst nesillerinden aldığı destek ile de, kimsenin adına şanına bakmadan bir olmanın coşkusunu yaşıyor…”

Şeffaflık mızrağı!

Okumuş, düşünen pırıl pırıl gençlerin bıkkınlıkları ve talepleri haksız mı? Bizler çoğu kez anlamaya bile çalışmadan bir yargıya varırken, onlar “Büyük nesillerin bizi anlayamaması normal” diyebilecek tevazuya sahipler… Normal olmamalı… Gençleri dinlememek, anlamamak normalleşmemeli… Hele ki bu gençlerin talebi, “şeffaflık mızrağı”nı ele geçirmek ise, kendimizi bir daha gözden geçirmekten, irdelemekten başka bir şey düşmez bizlere… Gençlik gelecektir. Bir o kadar da reddetmektir… Bir takım kravatlılar gündelik siyasi ritimle dans edip koltuk kapmaca oynayacak diye gelecek görmezden gelinemez!

Köşemizden geldiğince 90’lı gençlerin sesini duyurmaya devam edeceğiz.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!