Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”!

18 August 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Hem Mağusalı olduğumdan hem de bu kentimizin ilgiye ihtiyacından ötürü bu kentimizin dertlerini yazmak istiyorum… Adı üzerinde antik bir kent ve surlarla çevrili bir kimliğe sahip… Öte yandan Mağusa stratejik birliman kentidir de. Lakin hiçbir zaman iktidarların tarih, kültür, ekonomi, turizm ve kimlik boyutlarıyla makro ilgisine mazhar olamadı… Aslında kültürel ve tarihsel varlıklarıyla tüm adanın en hususidir… Lakin Mağusa’da eski eserler atıl ve kendi haline terk edilmiş durumda… Kale surlarının diplerinde çeşitli insanlara sunulmuş ve -amiyane tabirle- peşkeş çekilmiş görüntüsü hakim… Yani tarihi surların üzerine yaslanmış “gecekondu” işyerleri…Turizme değil “rant” sağlamaya dönük arayışlar ve güdüler kentte öne çıkıyor…

Surlarla çevrili bu kentimiz için hala “Antik Mağusa Çalışmaları Enstitüsü” bile yok… Zaten üniversitelerimizin ülkenin reel ihtiyaçlarına ilişkin yaptığı saha çalışmaları yok denecek kadar az…

Güney’de camiden bar yapılsa?: Skandal

Surlar içinde Temple olsun, İkiz Kiliseler olsun, Hıristiyanlık için önemli tarihi ve kutsal mekanlar ama şu anda bar olarak kullanılıyor… Güney’de bir camiinin bar yapılması ne kadar yanlışsa kilisenin de bu amaçla kullanılması o kadar yanlıştır… Bir an Hala Sultan Tekkesinin bar olarak kullanıldığını düşünelim! Öyle ki ülkemizin kaderi din etkisiyle biçimlenmiş “etnik şiddet” üzerinden dramatik bir yön izliyor… Güney’le müzakere ediyoruz… Komşularımızın kutsal yerlerinde bar açıp sabahlara kadar yüksek sesle müzik yaparak eğleniyoruz… Müzik surlar içinde yaşayan aileleri de rahatsız ediyor… Bu eserler içinde her gün çalınan bu müzik buralara büyük zarar veriyor… Dahası bu yerlerde kaçak tuvaletler, uygunsuz su depolarıyla tarihi kenti tarumar ediliyor…

Bu tarihi kentin içinde eski eserlere verilen tahribatı “Eski Eserler” ve “Anıtlar Yüksek Kurulu” da seyretmeye devam ediyor… Mağusa çok kaymakam çok belediye reisi çok eski eserler müdürleri gördü… Bu durum hiçbirini rahatsız etmedi… Tarihi Venedik Sarayının turizm için önemini size anlatmama gerek yok… Lakin bu Venedik sarayının (yani Namık Kemal Zindanının tam karşısındaki) büyük sarnıcı yıllardır lağım kuyusu olarak kullanılıyor… Bu hepimiz açısından skandaldır… Tarihi eserlere verilen değer bu! Aynı sarayın içinde bir cafe var, evlere şenlik… Surlar içinde koruma altındaki evlere bakıyorum… Hiç olmaması gereken kapılara ve pencerelere sahip: Alüminyum… Eski eserler yetkilileri klimaların altında ve ofislerinde oturarak bu durumu fark etmeleri mümkün değil. Buna üç maymunu oynamak da denebilir… Kimsenin bu tarihi kent içindeki garipliklere tek bir sözü yok mu?

Mağusa’dan kim sorumlu?

DAÜ’ye ait Nostaryan Kilisesi de atıl duruyor… Bugün suriçinde gerek Venedik gerekse Osmanlı'dan kalan bir çok eser bulunuyor… Vakıflar ve eski eserler bunlara ne kadar önem veriyor? Denetimini ve takibini hakkıyla yapabiliyor mu? Birçok vakfa ait eski esere tadilat ve ek binalar resmi daireler kapalıyken ve genelde hafta sonları yapılıyor… Bu yasadışı restorasyonlara hassasiyet gösteren oluyor mu? Hassasiyetlerimiz bile “benden olan-olmayan” şeklinde hayat buluyor maalesef… Mağusa’mızın atıl durumdaki deniz kapısının konumunu kime soralım? Hendek zaten Kayalp döneminde de atıl ve çöp yuvasıydı… Şimdi de öyle… Kısacası Mağusa hala surlar içine standart getirecek, tarihi eserlere gözü gibi bakacak yerel yöneticilere ihtiyaç duyuyor… Gündelik imaj çabalarıyla Mağusa’nın bu görüntüsünden kurtulması kolay değil…

Seçilenler seçenlere karşı sorumludur; atananlar da ahlaklarına karşı… Bu düzen böyle gitmemeli… Mağusa’dan halkın sesini ve sorunlarını bu köşeden gücümüz yettiğince duyurmaya devam edeceğiz…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!