Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Çözüm” hapishanesi!   

29 August 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sürükleniyoruz… Çözüm için on yıllardır enerji, zaman ve kaynak israfıyla idareciler seçiyoruz… Çözüm bulmak için göreve getiriyor… Sonra seçilenler müzakere ediyorlar… Yol haritaları çıkıyor… Takvimler işliyor… Tarihler alınıyor… Randevular veriliyor… Zirveler toplanıyor… Diplomatlar adanın etrafında fır dönüyor… Büyük laflar ediyor ve misyonlarını tamamlayıp sonra çekip gidiyorlar… Geride izole edilmiş gençler ve onların istikballeri dışında bir şey kalmıyor…


Sokaktakiler için inandırıcılığı sürekli sorgulanan bir “çözüm” edebiyatıyla karşı karşıyayız… Nice verilmiş tarihler, ifade edilmiş çözüm belagatlarının envanteri çıkarılsa hepimiz mahcup olacağız… Okuyup, okuyup yazıyoruz… Her cumhurbaşkanı müzakere heyetleri, özel temsilciler, sözcüler atıyor… Benzer şeyleri Güneyde yapıyor… BM deseniz büyük işgüzar… Genel sekreterler Kıbrıs’la yatıyor ve kalkıyor… Görevleri sona erdiğinde de yine Kıbrıs uyuşmazlığıyla veda ediyorlar… Ya da bize öyle görünüyorlar… Bu rutine BM’nin Kıbrıs özel temsilcilerini, danışmanlarını saymıyorum bile…


AB’nin durumu daha da vahim… Birleşme, entegrasyon diye diye ayrılmalar AB’nin kendi içinden patlıyor… Birleşik Krallık zaten içimizde… Onu bu aktörler arasında görmek en azından bu güce haksızlık olur…Onu çözümsüzlükteki rolüyle içine düşürüldüğümüz “insanat bahçesinden” belli değil mi? Bahçedeki baş aktörlerin ülkemiz için farklı farklı oyun planları oluyor…


ABD bu aktörler arasında 1990’lı yıllardan beri “barış personeli” yetiştiriyor…Sorsanız eğittiklerinin her biri çözüm “doktorası” yapmış!… Pratikte öyle değil ama bir “yığın serseri” söylem içimizde dolanıyor… Bunu ABD Büyükelçiliğindeki“personel” sayısından anlamak mümkün… Merak edenler gidip ABD’nin Lefkoşa Büyükelçiliğindeki görevli sayısını sorsun, öğrensin…


Fransa kelaynak olmuş ülkemizde… Üzerinde konuşmaya değer bir etkisi olduğunu söylemek yanıltıcı olur… Rusya zaten içlerinde en “masum” olanı… Finansal, dinsel, askeri, stratejik boyutları ve hesaplarıyla dere tepe dümdüz vaziyette… Lakin buralarda Rus ajanı bulmak kolay değil… Yine de Rusya, Kıbrıs için hususi bir ülke… Kritik vaziyetlerde bu Batılı “ukalalara” takoz koyabilen bir kimliği var… Saygı duymamak elde değil.


Çin, BM Güvenlik Konseyi beşlisinin en muteberi gözüküyor…


Kıbrıs: Sıkışmış ve deforme edilmiş bir mesele


Uzun zamandır “ulusal yaramız” la ilgili bir şey yazmak bu nedenlerle içimden gelmiyor… Bundan da bir eksiklik hissetmiyorum… Ülkemizin her iki yanında sıkışmış ve içine büzülmüş, deforme edilmiş “iki Kıbrıs” meselesi var… Bunun ne 1960 rejimiyle, ne 1963’de ortaya çıkmış anomaliyle ne de 1974’de adanın bölünmesiyle alakası olduğunu düşünmüyorum… Bunların her birinin neden ve nasıl belirdiğine yakından bakıldığında bugünkü durumdan başka bir şey çıkması mucize olurdu zaten… Bu üç ayrı kırılma noktasının yatağını 1878-1959 İngiliz sömürgesi yıllarında kurulduğunu da unutmayalım… Peki bu yukarıdaki 3 ayrı kırılma noktasının birbirine bağı ve bağlantısı Kıbrıslılarla alakalı mı? Elbette… Lakin bunların üçünün de imal edildiği ve “güç” koreografları tarafından biçimlendirildiği de bir vakıadır…


Gerçekliğe yabancılaşmak…


Kıbrıs’ta garantörlük, vesayet ve yapay cumhuriyet oluşumunun dönemin büyük güçlerince kurgulandığını bilmeyen yok… Şimdilerde garantörlük rejimini bu topluma reva görenler çeşitli gerekçelerle onu tartıştırıp sorunu gölgelemeye çalışıyorlar… 1960’da garantörlüğün kimin önerisi olduğunu bilmeyen var mı? Bugün ve yıllardır müktesebatı inşa edilen bu deli saçması “Kıbrıs Uyuşmazlığı” hepimizin hapishanesi olmuş… Kurulan bu hapishane içinde tutum, davranış ve kültür bakımından kendi gerçeğimize yabancılaştırıldık… Adına çözüm denen “bitmeyen senfoninin” cazibesi daha çok insanı cenderesine alacağı her halinden belli…


Çözüm hayaletiyle zaman “öldürmek” istememek sanırım suç değil… Bunun yerine Dikilitaş’taki Babutsa tezgahlarından konuşmak daha faydalı görünüyor… Hasılı bu yaz sıcağındaki soğuk Babutsalar sahici ve kökü bu coğrafyada… Konuştuğumuz mesele ise özel jargonlarıyla ve mitleriyle “öteki” toprakların içimize kurduğu bir hapishane… Hapishaneden çıkmak istememek dışında bir kabahatimiz olduğunu sanmıyorum… Bu da az kabahat değil içerdeki resmi ve gereksiz atışmalara takıldığımızda… Ülkemizdeki diplomasi ordusunun esas görevi büyük güçlerin öncülüğünde kurulan bu hapishanede paylarının olmadığını bizlere anlatmak ve ikna etmektir…


 

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!