Göksel Saydam

 

Vergi adaleti algısının önemli unsurları

29 August 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Vergi adaleti oldukça karmaşık olup, her adalet gibi görecelidir. Bu adalet mekâna, zamana ve şahıslara göre değişken bir yapıya sahip olan bir düşünce şekli olup genellikle objektif değer ifade etmekten uzaktır.

Vergi yükümlülerinin vergi yükünün adil olup olmadığı konusundaki algısı vergi etiğinin oluşması bakımından önemli bir unsurdur. Bu algının oluşmasında en önemli unsurlardan bir tanesi vergi yükümlülerinin kendi vergi yüklerini diğer kişilerle karşılaştırılmasıdır.

Vergi adaleti algısının oluşmasında en önemli unsurlar vergi sisteminin karmaşık yapısı, ilgili yasalarda çok sık yapılan mali değişimler, Vergi İdaresi’nde çalışan kamu görevlilerinin eğitim düzeyi, yetkileri ve ahlak derecesi ile bu idarenin ne derece siyasal etki altında olduğudur.

Bu unsurların mevcudiyeti vergi kaçırma girişimlerini dolaylı olarak teşvik ederek vergi uyumunun ve etiğinin oluşmasını oldukça zorlaştırır. Özellikle de az bir nüfusa sahip olan ve neredeyse herkesin herkesi tanıdığı KKTC’de bu konu daha da etkili olur.

Öte yandan, uzman araştırmacılara göre sosyal psikoloji bakımından devletle bireyler arasında gerçekleşen mali potansiyel değişim dolayısıyla ortaya çıkan eşitsizlik, haksızlığa uğradıklarına inanlar üzerinde mağdur olma hissi yaratmaktadır. Ayrıca, bu vergi yükümlüleri katlandıkları ve ödedikleri vergi yüklerinin devlet tarafından iyi harcanmadığı algısına da sahip olurlarsa kendilerinin Vergi İdaresi tarafından kandırılmış olduğu hissiyle hareket ederek vergi kaçırma yönüne gidebilmeleri daha kolay olmaktadır. Diğer bir anlatımla, vergi adaletsizliği algılaması arttıkça vergi yükümlülerinin vergi etiği ve uyumu da o kadar azalmaktadır.

Yukarıda belirtmiş olduğum gibi vergi adaleti ile etiğinin oluşumunda vergi sisteminin işleyişinin ve uygulayıcıların adalet anlayışının da büyük rolü vardır. Vergi adaleti algısının vergi etiği üzerinde çeşitli unsurların etkisi bulunmaktadır. Bunlar:


  • Dikey ve yatay adalet etkisi,

  • Dağıtıcı adalet etkisi,

  • Cezalandırıcı adalet etkisi.


Bu unsurların etkilerini özetlemek gerekirse, en önemli unsurlardan biri “Dikey ve Yatay adalet” algısıdır. Adalet ilkesine göre vergilemede aynı gelir ve statü düzeyinde olanların aynı miktarda vergi ödemesi yatay adalet olarak ifade edilirken, farklı statüye ve gelir düzeyine sahip olanların farklı düzeyde vergi ödemesi dikey adalet olarak ifade edilmektedir. Diğer bir anlatımla, “yatay adalet” vergilendirme bakımından gelir türü, gider, servet, yükümlünün bakmakla yükümlü olduğu aile durumu vb. bakımından benzer durumda olan kişi veya aynı statüdeki işletmelerin vergilendirme işlemine bağlı tutulmasını; “dikey adalet ise eşit durumda olmayan ve değişik koşullar ve statü taşıyan kişi veya işletmelerin eşitsizlik durumlarına göre farklı vergilendirme işlemleri yapılmasını gerekli kılmaktadır.

Örneğin, 47/2000 sayılı Teşvik Yasası kapsamında Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) tarafından Teşvik Belgesi verilen işletmelerin vergilendirilmesinde genel vergi teşviki olarak uygulanan %50 yatırım indirimi yerine amortisman indirimine ek olarak normal yörelerde yatırım yapanlara %100, Bakanlar Kurulu tarafından kalkınmada öncelikli yöre olarak saptanan yörelerde yatırım yapanlara %200 oranlarında yatırım indirimi hakkı sağlanmıştır.

Yatırım indirimi hakkı şu şekilde açıklanabilir. Teşvik Belgesine sahip işletmelerin elde ettikleri toplam kazançlarının vergilendirilebilmesi için, işletme giderlerine ilaveten yapmış oldukları toplam yatırım miktarını veya özel durumlarda bu yatırım miktarının %200’ünü indirim (iki katını) konusu yapmaları yasalarca adı edilen yasa uyarınca kurala bağlanmıştır. Ayrıca, yatırım indirimi hakkının elde edilen ticari kazançtan indirim işlemi sonrası tahakkuk eden ve vergi terminolojisinde “mali veya vergi zararı” olarak tanımlanan zararın gelecek yıllara aktarılmasında herhangi bir zaman sınırından da istisna tutulmuştur.

Dikey ve yatay adalet ilkelerinin düzenlenmesinde ve uygulanmasında “vergi ödeme gücü ilkesi” önemli bir unsurdur. Verginin adil olabilmesi için toplam vergi yükünün eşit ödeme gücüne sahip olanlara eşit, eşit olmayanlarda ise değişik şekilde dağıtılması gerekir. İşte bu nedenden dolayıdır ki gelir vergilerinin tarifeleri gelir dilimlerine göre artan oranlarda düzenlenmektedir. Bu düzenlemeye devlet bakımından verginin “Marjinal Yararı” (Marginal Tax Utility) yani yükümlü bakımından “vergi sonrası gelirin marjinal yararı” teorisinin büyük önemi vardır.

Çağdaş ülkeler, vergi politikalarını düzenlerken bu teoriye çok önem vermekte ve sosyo-ekonomilerini bu teoriyi ve ulaşmak istedikleri mali kaynak hedeflerini dikkate alarak gerçekleştirirler. Bizim ülkemizde böyle bir hesabın yapıldığını hiç tahmin etmiyorum. Bizim hükümetler için en kestirme yol, kümesteki “vergi yükümlüsü kazlarını yolmak” suretiyle, ne pahasına olursa olsun, bütçeye kaynak sağlamak veya TC’den kaynak talep etmektedir.

Yukarıda belirtmiş olduğum gibi yatay ve dikey vergi adaletinin geçekleşmesi vergilendirmenin yasalar kapsamında ciddi ve tarafsızlık ilkesi kapsamında yapılması ile mümkündür. Ancak, özellikle KKTC’deki vergilendirme uygulamalarının siyasal sınırları hükümetlerin doğrudan yönetiminde olması oy kaygısını da beraberinde getirdiği için devletin gerçek anlamda adaletli vergi toplaması pek mümkün olmamaktadır.

Vergi adaleti algısının oluşmasında etkili olan diğer bir unsur da “Dağıtıcı Adalet” etkisidir. Devletler halktan tahsil ettikleri vergileri toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hizmet ve alt yatırımlar olarak halklarına tekrar sağlarlar. Bu etkinin başarılı olması için devleti yönetenlerin özellikle aşırı ve gereksiz harcamalardan kaçınmaları ile mümkündür. KKTC’nin bugünkü bütçe uygulamasına bakıldığı zaman maalesef yerel vergi geliri kaynaklarının yaklaşık %75’nin maaşlara harcandığını görmekteyiz ki alt yatırımlar ile eğitim, sağlık, ulaşım ve diğer zaruri hizmetlerin sağlanması için bütçede pek kaynak kalmamaktadır.

Vergi adalet algısını etkileyen başka bir husus ise  “Cezalandırıcı Adalet Etkisidir”. Adalet esaslarının Devleti yönetenler tarafından ihlal edilmesi ve devlet ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait işletmelerin siyasi popülizm uğruna zarara sokulması veya mali sömürüye olanak verilmesi suretiyle tahakkuk eden zararların tazmin edilmesi amacıyla sadece halkın vergileri ile karşılanması yönüne başvurma değil, aynı zamanda zararın oluşmasına ve bu adaletsizliğe neden olan kişilerin cezalandırılmaması da vergi adaleti algısını olumsuz yönde etkilemektedir.

Ayrıca, cezalandırıcı adalet algısının vergi etiği bakımından yarattığı bir başka olumsuzluk da verginin ödenmesini sağlamak için belli sektörlere yapılan çok aşırı ve gereksiz denetimler, adaletsiz ceza uygulamaları ile yeterli mesleki bilgi ve ehliyete sahip olamayan birçok vergi memurunun olumsuz tutumları vergi yükümlülüklerinde güvensizliğe neden olduğundan vergi etiği zayıflamaktadır. Diğer bir anlatımla, dürüst vergi yükümlüleri diğer vergi yükümlülüklerinin yasaları ihlal etmelerine rağmen bunların cezasız bırakıldığını veya çok düşük cezalara çarptırıldıklarını gördükleri zaman kendilerinin vergi ödevlerini yerine getirdikleri yurttaşlık görevlerine saygısızlık yapıldığını, hatta kendileriyle alay dahi edildiği hissine kapılmaktadırlar. Hele hele de vergi memurlarının herkese potansiyel vergi kaçakçısı gözüyle bakmaları da bu konunun en acı yönünü oluşturmakta olup bu anlayışa bir an önce son verilmeli ve kamunun hizmetkârı olmanın gereklerini yerine getirmeye başlamalıdırlar. Çünkü unutmamalıdırlar ki maaşları halkın ödediği vergilerden karşılanmaktadır.

Bir başka durum ise vergi yasalarını ihlal eden vergi yükümlülerinin işledikleri vergi suçları karşılığı aldıkları cezaların orantısız olduğuna ilişkin bir algılama da bahse konu adalet ilkesini olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle de vergi ve mali afların da uygulanması vergi yükümlülüklerini süresinde ve gerektiği gibi yerine getiren kişi veya işletme sahiplerinin aşırı öfkelenmelerine neden olmaktadır.

Özetle, ülkemizdeki vergi adaleti algısı ve etiği derecesinin yükselmesi için gerekli önlemleri almak devleti yöneten hükümetlerin başlıca görevi olmalıdır. Bunun gerçekleştirmek içinde onların ellerinde birçok olanaklar bulunmaktadır. Yukarıda özetlemeye çalıştığım adalet ilkesi unsurları ile 2013 yılında KTTO tarafından uzmanlarca hazırlanan “KKTC de Kayıtdışı Ekonomi, Boyutlarının Ölçümü, Çözüm Önerileri ve Eylem Planı” başlıklı bilimsel rapor içeriğinde öngörülen bilgi ve düzenlemeler esas alınıp uygulamaya geçilirse vergi adaletinin ve etiğinin oluşumunda başarılı olunmaması için bir neden yoktur.

Ancak, gelmiş geçmiş diğer hükümetlerin yapmış oldukları gibi “iki dudak arası” yöntemler ile “ben yaparım olur” düşüncesiyle ve “cevizcinin çuvalından oynama” anlayışıyla hareket etmeye devam edilmesiyle çağdaş ülkeler seviyesine ulaşılamayacağı da inkâr edilmeyecek bir gerçektir.

Yazarın Tüm Yazıları
Vergi adaleti algısının önemli unsurları 
Vergileme yetkisinin ve etiğinin önemi 
Sosyal güvenlik fonlarının güven vermeyen durumu (3) 
Sosyal güvenlik fonlarının güven vermeyen durumu (2) 
Sosyal güvenlik fonlarının güven vermeyen durumu (1) 
Vergilemenin temel kavramları (2) 
Vergilemenin temel kaynakları (1) 
İşletmelerin KDV indirimi çıkmazı (2) 
İşletmelerin KDV indirimi çıkmazı (1) 
Siyasal güvenin vergi uyumuna etkisi 
Ne zaman doğru iş yapmayı öğreneceğiz? 
Araç plâkası enflasyonunun fayda ve zararları 
Reform sürüş ehliyetlerinde yapılmalıdır 
Bir beceriksizliği adaletsizliğe dönüştürme becerisi daha (2) 
Bir beceriksizliği adaletsizliğe dönüştürme becerisi daha (1) 
Kamu iç mali kontrol gerekliliği 
Kamu iç mali kontrol gerekliliği 
İktidarda iken gerekeni yapmama ancak, daha sonra eleştirme açıkgözlülüğü (2) 
İktidarda iken gerekeni yapmama ancak daha sonra eleştirme açıkgözlülüğü (1) 
KKTC vergi hukukuna ilişkin maliye bakanına ve hükümete önerilerim 
Siyasal kamu görevlilerine neden vergi ayrıcalığı? 
Vergi hukuku ve esas kaynakları nedir? 
Dernekler Yasa Tasarısı’nda muhasebe kayıt ve mali tablo düzenleme usullerine yer verilmelidir 
Kayıtdışı ve gayri yasal gelirlerin vergilendirilmesi (3) 
Kayıtdışı ve gayri yasal gelirlerin vergilendirilmesi (2) 
Kayıtdışı ve gayri yasal gelirlerin vergilendirilmesi (1) 
Hukukun üstünlüğünü takan yok! 
“Bekâra eş boşama çok kolay” (2) 
“Bekâra eş boşama çok kolay” (1) 
Hükümetin vergi ve harç zamları ne kadar yasaldır? 
Denetim tekniğinin önemi ve sürekliliği 
KKTC’de devam eden iç denetimsizliğin yarattığı sonuçlar 
Hesap Verebilirlik Anlayışı ile Hükümetin Mali Plansızlığı (2) 
Hesap verebilirlik anlayışı ile hükümetin mali plansızlığı (1) 
Siyasi rant uğruna katledilen KTHY anıtı 
“Batan Geminin Malları (2)” 
Üretmeden tüketmenin plansız ülke yönetmenin sonucu hüsrandır 
“Batan geminin malları” 
Üretmeden tüketmenin plansız ülke yönetmenin sonucu hüsrandır 
KKTC’nin gerçekleri 
Ne olacak KKTC’deki kayıtdışılık? (3) 
Ne olacak KKTC’deki kayıtdışılık? (2) 
Ne olacak KKTC’deki kayıtdışılık? (1) 
Para ve Egemenlik 
Ekonomik önlem alamayan hükümete bazı basit öneriler 
KIB-TEK’in herkese fatura vermesi yasa gereğidir 
Sayın Maliye ve Ekonomi bakanlarına arzuhalimdir (1) 
Gelir üzerinden alınan vergilere ilişkin muhasebe standartları 
Vergi ve muhasebe kuralları ilişkileri ve standartları 
Vergi hukukunda yatırım indirimi uygulamaları (2) 
İlginç bir uygulama sorusuna ilişkin cevaptır 
Vergi Uyumu (Tax Compliance) 
Dernekler Yasa Tasarısı’ndaki mali kurallar yeterli değildir (2) 
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Ve Önemi 
Vergilendirme yetkisi egemenlik hakkının göstergesidir 
STÖ’lerde mali şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemi 
Devletlerin kayıtdışı ekonomiyle mücadelesi 
KKTC’deki denetimsizlik sadece mali kayıplara neden olmaz 
Mesleki etik kurallar bildirgesi gerekliliği ve örneği 
Yetkili muhasip-murakıpların mesleki etik kuralları (2) 
Yetkili Muhasip-Murakıpların Mesleki Etik Kuralları (1) 
Denetim nedir? Neden gereklidir? (1) 
Mobil iletişim lisansı sözleşmeleri hakkındaki öngörülerim haklı çıktı 
Vergi hukukunda tarh ve tahakkuk farkı 
Ücretin ve sosyal güvenlik katkılarının ödendiğine ilişkin kanıtlama yükümlülüğü 
Ücretin vergi hukukundaki tanımı ve kapsamı 
KDE ile Mücadele Eylem Planı’na ne oldu? 
Kayıtdışı ekonomi yine gündemde 
Mali afların hukuki ve vicdani dayanağı var mı? 
Vergi hukuku düzenlemelerinde hatalara ve makyajlamaya devam... (1) 
Vergi adaletinin önemi 
KKTC seçmeninin tüm siyasilere verdiği ikinci ders 
Vergilendirmede zaman aşımı 
Bu yasal düzenlemeyi yapana da Maşallah! 
Mesleki bilgi ve eğitimi olmayanlardan korkulur 
Önemli bir soru hakkındaki görüşlerim 
Keramet bina inşasında değil hizmet kalitesindedir (3) 
Keramet bina inşasında değil hizmet kalitesindedir (1) 
Tedaviye nereden başlanması gerekir?(2) 
Tedaviye nereden başlanması gerekir? (1) 
Ekonomiye hiçbir etkisi olmayacak bir yasal düzenleme daha (2) 
Ekonomiye hiçbir etkisi olmayacak bir yasal düzenleme daha (1) 
Ciddiyetten uzak mali düzenlemelere devam 
Kanun, nizam ve düzen 
Ekonomik kıymet alımlarında KDV indirimi uygulaması düzeltilmelidir (1) 
Vergi bilinci ve kültürü 
Vergi ödeme gücü ve vergi türleri (2)